ÜYE OL ÜYE GİRİŞİ
ÜYE OL ÜYE GİRİŞİ
Çocuklarımızın Otizmli Olduğunu Nasıl Fark Ettik?
Her ebeveyn, çocuğunu dünyaya getirdiği andan itibaren içsel bir rehberlikle ilerler. Ama bazı anlar vardır ki, hiçbir kitapta yazmaz. İşte o anlar, bizim için dönüm noktası olur. Bu yazıda, Evde Beceri Kazandırma (EBK) ailesinin anneleri ve babaları, otizmli çocuklarının ilk belirtilerini nasıl fark ettiklerini, neler hissettiklerini ve bu sürece nasıl adım attıklarını anlatıyor. Belki sizin hikâyeniz de burada bir yerlerde…

Bu yazı, EBK WhatsApp grubunda gönüllü olarak yazılarını paylaşan annelerin gerçek anlatımlarından derlenmiştir.
  
"İsmiyle sesleniyorduk, ama bakmıyordu."
Birçok aile için ilk şüphe, çocuklarının ismine tepki vermemesiyle başladı. Kimisi işitme testi yaptırdı, kimisi geç konuşacak sandı. Çevreden gelen “erkek çocuk geç konuşur” cümleleri, süreci biraz daha erteledi. Ama içlerinde bir ses vardı: “Bir şey farklı.”
  
"Göz teması vardı… ama bir yere kadar."
Bazı çocuklar göz teması kuruyordu, bazıları hiç kurmuyordu. Göz teması tek başına her şeyi anlatmıyor. Oyun oynamak istememesi, oyuncakla farklı şekilde oynaması, sürekli ışıklara bakması ya da dönen nesnelere takılıp kalması gibi davranışlar zamanla bir tablo oluşturmaya başladı.

"Gece uykusuzluk, gündüz krizler..."
Uyumayan, saatlerce ağlayan, aniden bağıran çocuklar... “Çocuk bu, olur öyle” denildi belki başta ama zamanla bunun sıradan olmadığını gösteren bir örüntü oluştu. Özellikle pandemide doğan çocuklar için bu çizgi daha da belirsizleşti. Aileler, ‘asosyal mi, yoksa başka bir şey mi?’ sorusunu kendilerine sormaya başladı.
  
"Sözcükler geldi, sonra gitti."
En can yakan fark edişlerden biri buydu. "Anne", "baba", "elma" gibi kelimeleri söyleyen çocuk, bir süre sonra susmaya başladı. Sözcüklerin gitmesi, yerine anlamsız seslerin gelmesiyle aileler panikledi. “Belki geçici bir şeydir” diye düşünüldü ama içler içe bir şeylerin ters gittiği hissedildi.
  
"Bize bile anlamayan dediler."
Bazı aileler, doktorlardan “bir şey yok” cevabını aldı. Bazılarıysa “siz abartıyorsunuz” gibi sözlerle karşılaştı. Oysa o çocukların anneleri, içgüdüleriyle bir şeylerin yolunda olmadığını fark etmişti. Tanı alınana kadar geçen zaman, birçok aile için sancılı, yorucu ve yalnız geçen bir süreç oldu.
  
"Otizm kelimesiyle ilk karşılaşma…"
Google aramaları, Instagram’daki bir video, bir fotoğrafçının bakışı, akrabanın sözü… Aileler, otizm kelimesiyle çeşitli yollardan karşılaştı. Kimisi “benim çocuğum değil” dedi, kimisi tanıyı reddetti, kimisi gece sabaha kadar okuyup tanıyı kendisi koydu.

"Eğitim, eğitim, eğitim..."
Tüm bu fark edişlerin ardından gelen en net sonuç: eğitim. Ailelerin çoğu, çocuklarındaki değişimi özel eğitimle fark etti. Kimisi maddi imkânlarla, kimisi tarlasını satarak bu süreci başlattı. Evde destekleyici etkinlikler, ekran süresinin sınırlandırılması, oyun temelli çalışmalar… Her biri yavaş ama güçlü adımlar oldu.
  
Her hikâye biricik… Ama yalnız değilsiniz.
Bu sayfada okuyacağınız her satır, başka bir annenin, başka bir babanın içinden geçtiği yoldan damladı. Kimi 24 yıl önce yaşadı bunu, kimi birkaç ay önce. Ama hepsinin ortak noktası şu: “Fark ettik. Zordu. Ama başladık.”
 
Siz de benzer duygular içindeyseniz, unutmayın: EBK ailesi burada. Fark etmek, cesaret ister. Ama sonrasında atılan her adım, çocuğunuzun dünyasına bir pencere açar.