ÜYE OL ÜYE GİRİŞİ
ÜYE OL ÜYE GİRİŞİ
Şimdiki Aklım Olsaydı...

Çocuğunuz daha yeni tanı aldı. Her gece bilgisayar başında “otizmi yenen ebeveyn” olmak için araştırmalar yapıyorsunuz.
Ama bazı aileler bu süreci çoktan yaşadı.
Onlar şimdi büyümüş, genç olmuş ya da yetişkin otizmli bireylerin ebeveyni.
Ve söyleyecekleri çok net: “Bazı şeyleri zamanında fark etmek hayatınızı değiştirir”.
İşte o ailelerden gelen 14 öneri. Gerçek, net ve yer yer sert ama her biri yürekten.

1. İlk sıraya çocuğunuzu değil, yuvanızı koyun.

Yuvanız sağlamsa, çocuğunuz da gelişir. Kendinizi sadece ona adayarak hayatı unutursanız, zamanla eşinizle aranızda da uzaklık baş gösterebilir. Mutlu bir çocuk için önce huzurlu bir ev gerekir.

2. Her uzatılan ele umutla sarılmayın.

Her yeni yöntemi, her tavsiyeyi bir çare gibi görmek kolay. Ama sihirli değnek yok. Tüm bütçenizi “iyileşecek” umuduyla harcamayın. Belki de en büyük yatırım, çocuğunuzun gelecekte ayakta durabileceği bir yaşam planıdır.

3. Bir iş, hayatta çok şeyi değiştirebilir.

Yıllarca terapi, test, okul… Sonra küçük bir iş imkânı geldiğinde mucize gibi etkiler yaratabilir. Er ya da geç üretmeye başladığında bambaşka bir çocuğa dönüşebilir. Bu fırsatı yaratmaya çalışın.

4. Özbakımı ertelemeyin.

Eğitim deyince hemen akademik başarı geliyor akla. Oysa kendi düğmesini ilikleyebilmek, bağımsızlık yolundaki en temel adımdır. Günlük yaşam becerilerini erken yaşta kazandırmaya çalışın.

5. Tüm enerjinizi küçükken tüketmeyin.

Küçük yaşta zorluklar vardır ama asıl sınav ergenlikte başlar. Beden büyür, tepkiler büyür. Sakinliğinizi ve gücünüzü o döneme saklamaya özen gösterin.

6. Eğitimden kopmayın, okuldan vazgeçmeyin.

Sistem sizi yorabilir, bezdirmeye çalışabilir ama okuldan sonra çocuğun evde boşlukta kalması daha yıpratıcıdır. Direnin. Eğitim ne kadar uzun sürerse, o kadar çok kazanım getirir.

7. Küçükken özel sağlık sigortası yaptırmayı düşünün.

İmkânınız varsa ve fırsatınız varken sigortayı erkenden yapın. Büyüyünce sigorta şirketleri otizmli bireyleri “yüksek risk” gerekçesiyle kapsam dışı bırakabiliyor.

8. Öfke nöbetlerinin geçmesini beklemeyin, yönetmeyi öğrenin.

Bazı davranışlar zamanla geçmez, büyür. Çocuğunuz küçükken hem siz nasıl yöneteceğinizi öğrenin hem de ona kendi kendini sakinleştirmeyi öğretmeye çalışın.

9. Sadece özel çocuk ailelerine yaslanmayın.

Benzer yolda yürüyen insanlarla kurulan bağ iyidir, ama sürekli sorun dinlemek zamanla sizi de yorar. Eski dostluklarınızı koruyun. Sıradan konularla yapılan bir sohbet, tahmin ettiğinizden daha çok iyi gelebilir.

10. İlgi alanı, yetenek demek değildir.

Her dikkat çeken davranışı “üstün yetenek” sanmayın. Gerçekten yetenekse zamanla kendini gösterecektir. Siz sadece gözlemleyin, abartmayın.

11. Duygusal iniş çıkışları törpüleyin.

Bir başarıda havalara uçmayın, bir başarısızlıkta kendinizi yıkmayın. Bu dalgalanma size zarar verir. Dengede kalmaya çalışın.

12. “Neden böyleyim?” sorusuna hazırlıklı olun.

O gün geldiğinde, çocuğunuza vereceğiniz cevap her şeyi belirleyecek. “Çünkü böyle doğdun ve biz seni böyle seviyoruz, böyle saygı duyuyoruz” diyebiliyorsanız, özgüvenli bir bireyin temelini atmışsınız demektir.

13. Yanında konuştuğunuz her cümle yer eder.

Çocuğunuz anlamıyor gibi görünse de her şeyi hisseder. Yanında söylediklerinizle, onun içinde fırtınalar koparabilirsiniz. Dikkatli olun.

14. İnsanların ne dediğine çok takılmayın.

“Senin yüzünden oldu” diyenler çıkabilir. Hiçbir şey bilmiyorlardır. Bazen bilirler ama yine de kötücül konuşurlar. Siz yolunuza bakın. Kötü günde yanınızda olmayan, iyi günde de olmasın.

Bu yazı, EBK grubundaki yetişkin otizmli çocuklara sahip ailelerin gönüllü olarak paylaştığı gerçek deneyimlerden derlenmiştir.